DEĞİNMELER / Mayıs 2019

201020181140258487540
İslam inancına göre, “𝐦ü𝐥𝐤 𝐯𝐞 𝐦ü𝐥𝐤𝐢𝐲𝐞𝐭 𝐲𝐚𝐥𝐧ı𝐳𝐜𝐚 𝐀𝐥𝐥𝐚𝐡’ı𝐧𝐝ı𝐫”
Çocukken, muhafazakâr komşularımızın, yakınlarımızın arabalarının camlarında da bu yazıyı çok görürdük.
Gerçekten de, Kuran’da en çok geçen yüce adlardan biri “𝐄𝐥 𝐌𝐚𝐥𝐢𝐤” (gücün, iktidarın, devletin, malın, var olan, canlı-cansız her şeyin tek sahibi); sıfatlardan biri de “𝐌𝐚𝐥𝐢𝐤-ü𝐥 𝐌ü𝐥𝐤”tür. (Soyut ve somut her şeyin tek sahibi) (𝟏)
Yine İslam’da, ölümlü ve güçsüz olan insan kesinlikle “𝐄𝐥 𝐌𝐚𝐥𝐢𝐤” olamaz yalnızca emanetçi olabilir.
Kaldı ki kendi varlığı bile kendisinin olmayan, canının bile kendisine geçici verilmiş olduğunu kabul eden bir insan, başka varlıkların sahibi olduğunu asla düşünemez.
Kutsal kitabımızda, şeytan, Adem’i bu yolla aldatmış, insanın kendisini ”𝐦ü𝐥𝐤ü𝐧 𝐦𝐚𝐥𝐢𝐤𝐢” görmesi de bu aldanmaya bağlanmıştır.
“𝐷𝑒𝑟𝑘𝑒𝑛 ş𝑒𝑦𝑡𝑎𝑛 𝑜𝑛𝑎 𝑣𝑒𝑠𝑣𝑒𝑠𝑒 𝑣𝑒𝑟𝑖𝑝 şö𝑦𝑙𝑒 𝑑𝑒𝑑𝑖: “𝐸𝑦 𝐴𝑑𝑒𝑚! 𝑆𝑎𝑛𝑎 ö𝑙ü𝑚𝑠ü𝑧𝑙ü𝑘 𝑎ğ𝑎𝑐ı𝑛ı 𝑣𝑒 𝑠𝑜𝑛𝑢 𝑔𝑒𝑙𝑚𝑒𝑧 𝑏𝑖𝑟 𝑠𝑎𝑙𝑡𝑎𝑛𝑎𝑡ı 𝑔ö𝑠𝑡𝑒𝑟𝑒𝑦𝑖𝑚 𝑚𝑖?” ” (𝐃İ𝐁; 𝐓𝐚𝐡𝐚 𝟏𝟐𝟎)
İşte 𝐎𝐫𝐭𝐚 𝐃𝐨ğ𝐮’da binlerce yıldır süren tüm kardeş kavgalarının, dökülen kanların, zulmün, açlıkların, nedeni bu olup, insanoğlunun her şeye sahiplenme ve güç ve iktidar hırsının anlamsızlığı da burada saklıdır. Biz buna “𝐬𝐢𝐲𝐚𝐬𝐚𝐥 𝐝𝐢𝐧𝐜𝐢𝐥𝐢𝐤” diyoruz.
Hepimiz adalet saraylarında “𝐀𝐝𝐚𝐥𝐞𝐭 𝐦ü𝐥𝐤ü𝐧 𝐭𝐞𝐦𝐞𝐥𝐢𝐝𝐢𝐫.” yazısından da bilirsiniz ki “𝐦ü𝐥𝐤”ün bizdeki bir başka anlamı da “𝐝𝐞𝐯𝐥𝐞𝐭”tir.
Günümüze dönelim:
Siz hiç, ömrü boyunca dilinden “𝑑𝑖𝑛”, “𝑖𝑚𝑎𝑛”, “𝐴𝑙𝑙𝑎h”, “𝑘𝑖𝑡𝑎𝑝” gibi kutsal sözleri düşürmeyen ve ömrü boyunca din sömürüsünden ekmek yemiş ve koltuklarına yapışmış kişilerin makamdan, koltuktan, sandan, maldan, mülkten, paradan vazgeçtiklerini, elindekilerle yetindiklerini duydunuz mu?
Duyamazsınız vazgeçmezler…
Emin olun, televizyonlarda, gazetelerde, siyaset meydanlarında daha çok tanık olacaksınız, kutsal kitaplarda anlatılan kavimlere rahmet okuturcasına, hiçbir şeyle yetinmeyecek, daha da sıkı mala, mülke, koltuğa, makama yapışacak, daha yüksek sesle sağa sola hakaret, tehdit, küfür, iftira savuracaklardır.
Göreceksiniz…
Hayırlı oruçlar olsun…
𝐂𝐄𝐌 𝐁𝐀𝐘𝐈𝐍𝐃𝐈𝐑
𝟎𝟓.𝟎𝟓.𝟐𝟎𝟏𝟗
𝐊𝐚𝐲𝐧𝐚𝐤:
(𝟏) 𝐾𝑢𝑟’𝑎𝑛-ı 𝐾𝑒𝑟𝑖𝑚 / 𝑀𝑒𝑎𝑙, 𝐷𝑖𝑦𝑎𝑛𝑒𝑡 İş𝑙𝑒𝑟𝑖 𝐵𝑎ş𝑘𝑎𝑛𝑙ığı (𝐷İ𝐵)
𝐵𝑎𝑘𝑎𝑟𝑎 𝟏𝟎𝟕; 𝑇𝑒𝑣𝑏𝑒 𝟏𝟏𝟔; 𝑁𝑢𝑟 𝟒𝟐, 𝟔𝟒; Â𝑙𝑖 İ𝑚𝑟𝑎𝑛 𝟐𝟔, 𝟏𝟖𝟎, 𝟏𝟖𝟗; 𝑀ü’𝑚𝑖𝑛 𝟏𝟔; 𝑍ü𝑚𝑒𝑟 𝟒𝟒; 𝑌â𝑠î𝑛 𝟖𝟑, 𝑀𝑎𝑙𝑖𝑘 𝟏; 𝑍𝑢𝐡𝑟𝑢𝑓 𝟖𝟓; 𝑇𝑒𝑔â𝑏𝑢𝑛 𝟏; Ş𝑢𝑟𝑎 𝟒𝟗, 𝟓𝟑; Ş𝑢𝑎𝑟𝑎 𝟐𝟒; 𝐶𝑎𝑠𝑖𝑦𝑒 𝟐𝟕; 𝐹𝑒𝑡𝑖𝐡 𝟏𝟒

Yorum bırakın