
Dünyaca tanınmış yazar Orhan Kemal ya da gerçek adıyla Mehmet Raşit Öğütçü 15 Eylül 1914 yılında Adana Ceyhan’da doğmuştur.
Orhan Kemal’in babası Abdülkadir Kemali Bey ise ilk mecliste çok kısa bir süre adalet bakanlığı görevine getirilmiş, karşıt görüşleriyle tanınmış bir hukukçudur.
Orhan Kemal doğduğu sırada Çanakkale (Dardanos)’ta topçu teğmen olan Abdülkadir Kemali Bey 1889 yılında o dönem Adana’ya bağlı bugünkü Osmaniye ilinde dünyaya gelmiştir.
Asım Bezirci’nin Orhan Kemal’in yaşam öyküsü çalışmasında, onun “anı defterinde” soyunu sopunu şöyle tanıttığı yazıyor:
“ . . . Cebelibereket sancağının bir nahiyesi olan ve vaktiyle merkez ittihaz edilen Yarpuz kasabasında 306 Arabi Kurban bayramının dördüncü günü tevellüt ettim.
Tevellüdümden on gün evvel evimize gelen bir derviş: ‘Bir oğlun olacak, ismini Abdülkadir tesmiye et’, demiş. Ve öyle tesmiye olunmuşum.
Babam livanın on üç sene icra memurluğunu yaptıktan sonra Adana’nın Ceyhan kasabasına başkâtip olmuştu.
Sekiz yaşımda iken Ceyhan’a gittim. Dedem Hasan Ağa Adanalıdır ve Yarpuz’da nenem ile bir muhitte medfundur.
Dedemin babası Bekir Sıtkı, onun babası Kasım, onun babası Molla Mustafa Ağa’dır. Ve memleketi Mamuratül’Aziz (Elazığ)’in Aluçlu nahiyesi merkezi olan Tahnik köyüdür…”
İlk kez, bundan birkaç yıl önce kendisi de Sivrice Kavallı (Helezür) köyünden olan meslektaşım ve kültür insanı Avukat Murat Erbay, Orhan Kemal’in atalarının köyünün Sivrice ilçesinde bulunduğunu söylemişti.
Evet, gerçekten de, bugün Fırat kıyısındaki daha doğrusu Karakaya Barajı gölü kıyısında bulunan bu bölge Sivrice ve Baskil ilçeleri arasında kalmış bir bölge olup, yönetsel anlamda Sivrice ilçesine bağlıdır.
Yazıda geçen Aluçlu, Canuşağı ve Tahtik ya da Tahtikler (yazarın büyük olasılık Osmanlıca “Tahnik” dediği çeviri hatasından kaynaklanan Tahtikler bugün Tarlatepe-Meşgunü köyüne bağlı mezra) bugün de yerleşim alanları olup aynı adlarla anılmaktadır.
Köyün büyük bölümü Elazığ, Malatya, Şanlıurfa-Harran, Konya-Cihanbeyli ve Çukurova bölgesine yerleşmiş olup, çoğu ailenin bu bölgeyle fazla ilgisi kalmamıştır.
Orhan Kemal’in yaşam öyküsünü anlatan birçok yapıtta hep bu anlatımla karşılaşıyoruz.
Gerçekten de Abdülkadir Kemali’nin babası da -dedesinin babası gibi- Bekir Sıtkı adını taşır. Soyca Elazığ’da Canuşağı aşiretine bağlıdır.
Yazar Taha Toros, Abdülkadir Kemali Öğütçü’yü şöyle tanıtır:
“TBMM’nin ilk dönem milletvekili; üç gün bakanlığı; İstiklal Mahkemesi’nin hem reisi hem sanığı; hükumetin yaman yergicisi; güçlü bir gazeteci; 1930’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nın kurucu başkanı; din üzerine kitaplar yazan bir bilgin, yararlı bitkileri inceleyen bir sözlük yazarı; ceza hukukunda içtihatlara kaynak olan görüşleriyle başarılı bir hukukçu; yakın siyasal tarihimizin renkli bir kişiliği ve dinlemeye doyum olmayan güçlü söz ustası”
Asım Bezirci’nin kitabında belirttiği oymak (aşiret) olarak adlandırılan toplumsal yapının başında “boy beyi” adı verilen etkili yöneticiler bulunuyordu.
19. yüzyılda muhtarlık örgütünün kurulmasından sonra Harput’taki her oymak bir muhtarlık olarak örgütlendi. Aslen Herdi oymağından olan Aluçlu nahiyesi muhtarlığı da Canuşağı mezrasında bulunuyordu.
1845’te belgede, “Herdi nâm karye aşiretinden Aluçlu oymağından”, (HŞS, nr. 38244-I, s. 127); “Herdi aşiretinden Şeyh Ömerli cemaatinden”, (HŞS, nr. 38244-IV, s. 125) sözlerine rastlamaktayız.
Prof. Dr. Enver Çakar Elazığ ili içerisindeki Aluçlu köylerini Baskil ilçesinde Hacıhüseyinler ve Yaylanlı; Sivrice ilçesinde de Canuşağı, Gelindere, Kayabağları, Tarlatepe, Taşlıyaka, Topaluşağı, Yaruşağı olarak belirtir.
Aluçlu aşireti 1518 yılında Harput Sancağında yalnızca 3 evden oluşan küçük bir topluluktu ve aynı adı taşıyan köyleri Gölcük-i Ulya’ya (Sivrice) bağlı olup, köyün tamamı Dudu adlı bir babanın çocuklarıydı.
19. Yüzyıla değin Herdi aşireti içinde bir oymak olarak varlığını sürdüren, bir kısmı Urfa Sancağının Harran nahiyesine ve Konya Cihanbeyli ilçesine zorunlu iskâna gönderilen Aluçlu oymağının başında o dönem Molla Mahmut oğlu Zeyyal adında biri vardı.
Sonradan gittikçe büyüyen bu aşiret, Herdi aşiretinden ayrılarak ayrı bir Canuşağı aşiretini oluşturmuştu.
Bugün bu köylerin çok az bir kısmı Malatya’nın Kale ve Doğanyol ilçeleri, çok büyük bir bölümü de Elazığ’ın Baskil ve Sivrice ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Canuşağı aşiretinin içinden doğduğu aşiret olan Herdi, bu yörenin nüfus bakımından en kalabalık aşiretidir. Bundan dolayı oldukça geniş bir alana yayılmışlardır.
Herdi aşireti mensuplarının bir bölümü, bir kol halinde, Elazığ Merkez ilçeye bağlı bulunan Tepeköy, Yukarı Demirtaş, Aşağı Demirtaş, Yenikonak ve Sütlüce köylerinden Karakaya Baraj Gölü sahiline kadar uzanan alana yerleşmiştir.
Öteki bölümü ise ikinci bir kol halinde ve yine Elazığ merkez ilçeye bağlı Bölüklü-Sarıtosun-Öksüzuşağı istikametinden güneye ve güneydoğuya doğru uzanan ve Hacıhüseyinler, Yaylanlı, Kayabağları üzerinden Karakaya Baraj Gölü’ne ulaşan hat üzerinde ve çevresinde yerleşmişlerdir.
Ayrıca, Fırat’ın batı yakasında yani Malatya ili sınırları içerisinde de bazı Herdi yerleşmeleri bulunmaktadır.
Bugün Baskil ilçesinin neredeyse yarısı Herdi aşiretlerince kurulmuş olup, toplam Alangören, Altunuşağı, Bilaluşağı, Çiğdemlik, Deliktaş, Gemici, Hacıhüseyinler, Hacımehmet, Hacıuşağı, İmikuşağı, Karakaşlar, Kayabeyli, Koçyolu, Konacık, Konalga, Kuşsarayı, Paşakonağı, Söğütdere, Sultanuşağı, Suyatağı, Şituşağı, Yalındam, Yaylanlı, Yeniocak ve Yıldızlı adlı 25 Herdi köyü bulunmaktadır.
İşte, Orhan Kemal’in atalarının bağlı olduğu Sünni ve Kürt kökenli, Harput’taki Aluçlu (Canuşağı) Aşireti, önceleri Herdi aşiretine bağlı iken, daha sonraları çevresindeki bir kısım oymakları da içine alarak ayrı bir aşiret olmuş, bu aşirete bağlı olanlar, Elazığ ve Malatya illeri sınırında yer alan Kömürhan Karayolu Köprüsü çevresindeki köy ve mezralara yerleşmişlerdir.
Prof. Dr. Enver Çakar’a göre, Canuşağı aşireti 1834’te ikiye ayrılmış olup, biri Herdi köyleri içerisinde, öteki Aluçlu’da bulunuyordu. Bunlardan biri 6 haneli bir mezra, öteki ise 23 haneli bir köydü.
Ayrıca Canuşağı ile iç içe oldukları anlaşılan Tahtik (Tahtikler) denen bir yer daha vardı ki burası da 11 haneden oluşuyordu.
19. yüzyılın ortalarında Aluçlu aşireti içerisinde en kalabalık topluluk olan Canuşağı üyeleri, Yukarıdaki haritada da gösterildiği gibi, 19. yüzyıl sonlarında Tahtikler ve Tahtikler Canuşağı adı altında bir köyde bulunuyorlardı.
Mamûratü’l Aziz ilinin merkez kazasına bağlı olan bu iki köyden biri 44 hane 206 nüfus; öteki ise 23 hane ve 124 nüfustu.
İşte büyük yazar Orhan Kemal’in dedeleri bu köyden çıkmış ve sonra da göç ederek Çukurova’ya yerleşmişlerdir.
Görülüyor ki, Orhan Kemal’in atalarının aslen nereden geldiklerine ilişkin yazınımızın karanlıkta kalmış bir konusu somut olarak çözülmüş, aile bireylerinin Elazığ ili Sivrice İlçesi Tahtikler Canuşağı köyünden oldukları ve buradan Çukurova’ya göç ettikleri tümüyle aydınlanmıştır.
Böyle dünya çapında tanınmış bir yazarın yöre halkınca bilinmesinin ve sahiplenilmesinin yerel ve evrensel kültürel yaşama katkılar sağlayacağından hiç kuşkumuz yoktur.
CEM BAYINDIR
10 Eylül 2019
KAYNAKÇA:
1- BEZİRCİ Asım, Orhan Kemal, Tekin Yayınları, İstanbul, 1984, sayfa 7-8,
2- Başbakanlık Osmanlı Arşivleri
3- Harput Şeriyye Sicilleri No: 388, 38244-I, 38244-IV
4- Hicrî 1312 Tarihli Mamûratü’l-Aziz Vilâyet Salnamesi.
5- AKSIN, Ahmet, 19. Yüzyılda Harput, Elazığ, 1999.
6- AŞAN, Muhammet Beşir, Elazığ, Tunceli ve Bingöl İllerinde Türk İskân İzleri
7- ÇAKAR, Enver, “Baskil (Elazığ) Yöresi Zaviyeleri”, Vakıflar Dergisi, 37,
8- ÇAKAR, Enver, Elazığ Baskil Yöresi Aşiretleri, Ankara, 2012.
9- ÜNAL, M. Ali, XVI. Yüzyılda Harput Sancağı Ankara, 1989.
(HŞS: Harput Şeriyye Sicilleri)
(Üvercinka dergisi’nin Kasım 2019, 61. sayısında yayımlanmıştır.)

Yorum bırakın