HUKUK, YASA VE BELEDİYELER
Bilindiği üzere, bir mahkeme kararına dayanmaksızın hizmetin aksadığını saptamak ve seçimle işbaşına gelmiş bir belediyenin yerine geçerek kamu hizmetlerini üstlenmek, Anayasamızın temel yönetim ilkesi olan “İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır” ilkesi ile açıkça çelişmesine karşın 4 Eylül 2016 tarihli 674 sayılı KHK’yla, 5393 sayılı Belediye Yasasında değişikliğe gidilerek belediye başkanlıklarına kayyım atanmasının yolu açıldı.
Olağan koşullar altında, belediye başkanlığı görevinin son bulması; belediye başkanı istifa ettiğinde, seçilme yeterliliğini yitirdiğinde ya da hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğunda gerçekleşir ve bu ve benzer durumlarda da başkan, seçilmiş üyelerden oluşan belediye meclis üyeleri arasından seçilir.
Belirtelim ki, hiç kimsenin hiçbir yöneticinin, hiçbir partinin yasaya, anayasaya aykırı davranma, suç işleme ayrıcalığı, siyasal ve hukuksal sorumsuzluğu yoktur.
Kimi hukukçulara göre, Akp de Hdp de, yürürlükte olan Anayasa ve yasalar yansızca uygulandığında geçmiş eylemleriyle cezai yaptırımları, kapatılmayı gerektirecek hatalar yapmışlardır.
Bu hataların neler olduğunu merak edenlerin, Siyasi Partiler Yasası’nın 78, 79, 80, 81, 82, 83. maddelerini okumaları gerekiyor.
Çözüm Süreci ve sonrası dönemlerde Hdp’nin bazı yöneticilerinin yasa ve hukuka aykırı sorumsuzca sözlerine, yaptıkları birtakım yanlış işlerine tanık olmuşuzdur.
Ancak bugün üç büyük kentin belediye başkanlarının % 60’a yakın oy almalarına karşın yönetsel tasarruflarla görevden alınmalarındaki gerekçelerin tümü hukuk ve yasaya aykırıdır.
Belediye başkanlarının kesinleşmiş bir cezası, ortada sonuçlanmış bir davası yokken, “belediyeye terörist yerleştirdikleri”, “Akp’li belediyelere yardım etmedikleri”, “eş başkanlık gibi bir sistem uyguladıkları”, “Hak İş sendikasına bağlı işçileri işten çıkardıkları” gibi kesinleşmiş ilama dayanmayan gerekçelerin hiçbiri görevden uzaklaştırmaya yeterli gerekçeler olamaz.
Bu işlemi, yargı denetimi dışında bırakan siyasal iktidarın mahkeme kararlarının yerine geçmesi her zaman yetkinin kötüye kullanılabileceği durumlarını ortaya çıkarabilir.
Kaldı ki bu düzenlemenin olağanüstü hal bittikten sonra da yürürlüğünün sürüp sürmeyeceği tartışmalıdır.
674 sayılı KHK ile gerçekleştirilen düzenlemelerle Belediye Kanunu’na eklenen, yerel yöneticiler yerine vesayet makamlarınca atama yapılabilmesine ilişkin kural, olağanüstü hal sonrasını kapsayamaz. Özetle, bu düzenleme OHAL ile geldiğinden OHAL sonrası uygulanması olası değildir.
Genel hukuk kuralları çerçevesinde, eğer bir belediye başkanı ya da meclis üyesi terör ve şiddet eylemlerini gerçekleştirmiş ise, görevden uzaklaştırılması doğal olsa da bunun bir mahkeme kararına dayalı olması zorunludur.
Kanımızca, ülkemizi, yurdumuzu terör, şiddet ve benzeri tehditlerden korumaya çalışırken anayasal hakların, demokrasinin temel ilkelerinin, temel insan hak ve özgürlüklerine saygının ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel ilkelerin dışına çıkılmaması gerekir.
Herkesin bildiği gibi, bu üç belediye başkanından biri uzman doktor, öteki bir avukat, bir öteki de 60 yıldır politika ile uğraşan çok tanınmış bir yüz.
Bunların terörle ilgilerinin 31 Mart sonrası son 4 ayda ortaya çıktığı savı, öncesinin bilinmediği son derece saçma bir gerekçe olacaktır.
Eğer bu kişilerin önceden böyle suçları varsa, aday gösterilmemeleri, daha da geniş bir düşünceyle de bu partinin terör bağlantısı varsa seçimlere katılmaması, cumhurbaşkanı adayı gösterememesi, hazine yardımı da almaması gerekirdi.
Kanımca, bugün bu türden yönetsel işlemlerle, halkın ezici çoğunluğuyla neredeyse % 60 oy almış belediyelere kayyım atayan siyasal güç artık çözüm ve yeni hamleler üretemiyor, denenmiş ve başarısız olmuş siyasal hamleleri yinelemek de (tekrarlamak) çaresizliğini, düştüğü büyük açmazı gösteriyor.
Bu da, siyasal gücün iktidar ömrünü uzatsa da, binlerce yıllık devlet geleneklerimizin ölümüne yol açıyor, demokrasiden, adalete, eğitimden, ekonomiye, yıllardır yol açtığı yıkımı büyütmekten başka da bir işe yaramıyor.
Saygılar sunuyorum.
Cem Bayindir
19.08.2019

Yorum bırakın