Kuvâ-yi Milliyeci Bir Elazığ Gazetesi SATVETİ MİLLİYE

20414319_10156110421203812_8503671633321952825_o

Kurtuluş Savaşı (Milli Mücadele) basını, Türk basın tarihinin önemli aşamalarından biridir. Osmanlının son dönemlerinde gelişme gösteren Anadolu basını, Ulusal Kurtuluş Savaşı süresince büyük işler başarmış, kutsal savaşımızın sözcülüğünü yapmıştır.

Bu dönemde İleri, Vakit, Tasvir-i Efkâr, Akşam İkdam, Tercüman, Tanin Kurtuluş Savaşımızı desteklerken, Alemdar, Peyam-ı Sabah ve Aydede gazeteleri ise açıkça Ulusal Savaşımıza karşı çıkmışlardır.

1883-1884 yılında Elazığ’da çıkan Mamurat’ül Aziz gazetesi çok önemli bir adımdır. Kurtuluş Savaşı döneminde Atatürk’ün “Gazi Basın” diyerek adlandırdığı ve Milli Mücadeleye destek vermek amacı ile çıkarılan 22 gazeteden biri de yine Elazığ’da Satveti Milliye adıyla yayımlanmıştır. Türkçemize “milli direnç” , “milli dayanma”, “milli güç” diye çevirebiliriz.

Anadolu Müdafaa-i Hukuki Milliye Cemiyetinin Doğu Anadolu’da ilk şubeleri Erzurum ve Elazığ’da açılmış olup, Elazığ’da 24 Şubat 1922 Tarihinden başlayarak 41 sayı yayınlanan ve vilayet matbaasında basılan Satvet-i Milliye Gazetesi de bu dönem çok önemli bir görev üstlenmiştir.

Satvet-i Milliye gazetesi siyasal, yazınsal, bilimsel ve gülmece (mizahi) yazıları ve karikatürleriyle genelde haftada bir yayınlanmıştır. Mustafa Hulusi Bey, gazetenin imtiyaz sahibi, Etem Ruhi Bey ise yazı işleri müdürüydü.

“Halk efkârına hadim siyasi Türk gazetesidir” alt başlığıyla, “Hoğuluzâde Mustafa Hulusi (Yetişgin) Bey adlı kişice Elazığ’da yayımlanan haftalık gazete Anadolu’da ilk kez Mustafa Kemal’in resmini de yayımlayan gazetedir.

Her sayısında bir karikatürün de olduğu gazetede karikatürleri çizen Macarzade Mustafa Hakkı Bey aynı anda, araba boyacılığı, badana, tabelacılık, piyes oyunculuğu, meddahlık, karikatürcülük, gazetecilik, hocalık da yapıyordu.

Yazarları arasında Rahmi-i Harputî, Süleyman Faik Bey, Hacı Hayri Bey, Çırpanizâde Ali Haydar Bey, Bedii Nuri Bey, Osman Fahri Bey, Osman Remzi Bey vardır. Gazetenin sahibi ve başyazarı “Kesrikli Mevlüt Hoca” diye anılan Mevlüt Özaydın idi. Ağınlı Mehmet Nuri Gençosman, Hoğulu Hulusi Yetişgin gibi kentteki aydın, yazınla ve tarihle uğraşan gençler de bu gazetede yazılar yazmışlardır.

Yine, Ahmet Kemal, Osman Naci, Yunus Hilmi, Reşid Hayrettin, Avukat Emin Hüseyin Bey, Ferruh Niyazi (Ayoğlu), İstinaf Reisi Ata Bey gibi adların da çeşitli sayılarda yazıları çıkmış, Elazığ dışından kişilerin de yazı ve şiirleri seyrek de olsa yayımlanmıştır.

Ömer Sami Coşar’ın ‘Millî Mücadele Basını’ adlı yapıtında bu gazetenin kuruluş öyküsüne ve içeriğine yer verilmiştir:

“Kuvâ-yi Milliyeci Bir Elâziz Gazetesi – SATVETİ MİLLİYE
Bu vilâyette, Cihan Harbinin ortalarına kadar hususi hiç bir gazete çıkmamıştı. Savaşın sonu gözükürken ŞARK adlı gazete intişar etmiş (yayınlanmış), Mustafa Hulûsi, Etem Ruhi gibi gençler, daha lise sıralarında iken, buna yazı yetiştirmişlerdi.

Millî Mücadelenin üçüncü yılında ŞARK bu gençleri artık mânen doyuramaz hale geliyordu. Yobazların, mütegallibelerin tesirine kendini kaptırmış; gençler de teker teker ayrılmışlardı. İstiklâl Savaşının müjdelemekte olduğu yeni fikirleri, inkılapların savunuculuğunu yapacak yeni bir gazeteye lüzum duyuluyordu. İşte bu düşünüşün mahsulü olarak SATVETİ MİLLİYE 24 Şubat 1922’de çıkmaya başlıyordu.
Daha ilk nüshada hedeflerini ilân etmişlerdi. Asırlarca Balkanlarda adsız bir köylü sürüsünden başka bir şey olmayan Bulgaristan’ın “münevver evladının inkılapçı mesaisi ile müstakil bir devlet” olabildiğini hatırlattıktan sonra doğuda gençlerin de, münevverlerin de rahatlarını düşünüp, safsataya boğulduklarını, mücadele sahasına atılmadıklarını, yana yakıla anlatıyorlardı:
“Bundan sonra savsaklama ile geçirecek bir dakika bile vaktimiz kalmamıştır. Muvaffakiyetle başlayan Anadolu inkilâb-ı kebirinin süratle tekemmülüne şediden muhtacız. Her safhada, her sahada bunu ihzara çalışmak ihmali kabil olmayan bir vazifedir.”
“Satveti Milliye, belediye işleri üzerinde de titizlik gösteriyor, tenkitten kaçınmıyordu. Mütegallibelerden sonra, gençlerin gazetelerinden hoşlanmamak sırası Vali Süleyman Sami’ye gelmişti. Her nüshasında canlı karikatürler sunarak, okuyup yazması olmayanların bile ilgisini çekmişti. Onu susturmak isteyenler süratle harekete geçiyorlardı. Bu nedenle Mesul müdür ve gazetenin kurucusu Etem Ruhi, Elaziz’den uzaklaşıyor, yerine yeni mesul müdür aranıyordu.”
“Hattat, kalemkâr, karikatürcü, boyacı Macarzade M. Hakkı; gazetenin yeni mesul müdürü, çizeri ve yazarıdır artık.”
Gazetenin bir yazısında: “ Kolsuz, kanatsız, Nasrettin Hoca’nın Leyleğine dönen Palikarya sürüsü, bütün günahları, bütün cinayetleri ile Akdeniz’in mavi sularına gömülecek ve Kordonboyun’da Türk bahadırları da bütün cihanla beraber bu hale kahkahalarla güleceklerdir” diye yazıyordu.
Beş ay sonra aynen vukua gelecek bir hadiseyi bu derece doğrulukla önceden tasvir eden kimdi? Edirne Askeri Lisesinde öğrenci iken, Millî Mücadelenin başladığını görüp, mektebin mührünü taklit ederek Anadolu’ya iltihak eden 18 yaşında bir genç: Başyazar Ahmet Kemal!
“Satveti Milliye, Millî Mücadele gazetesiydi! Anadolu basınında yenilik teşkil eden karikatürleri ile mücadele ruhunu daha geniş kitlelere götürüyordu. Valinin bunu düşündüğü yoktu ki! Düşünmüş bir hayli, kendisini ortaya çıkarmadan bu gazeteyi kapatmanın formülünü bulmuştu: “Veremeyecekleri kadar para isteyin yazılarını dizmek için” , Elâziz’de başka matbaa da olmadığına göre!
Satveti Milliye, 14 Ağustosta, boyu kısalmış bir halde tekrar yayın hayatına atılıyordu. Fakat hemen sonra Macarzade Hakkı aleyhine de dava açtırmışlardı. O da yerini gençlerden Emin Hüseyin’e terketmişti. Artık ‘gâvur işi’ diye adlandırılan karikatürlerini de koymayı reddediyorlardı. Bu defa da Macarzade Hakkı , ‘Münadizade Derbeder’ takma adı ile içini döküyordu: “Bulana Müjde” başlığı altında neleri sıralamıyordu:

“Çarşımızda ucuz mal
Çeşmelerimizde akar su
Adliyede işsizlik
Vilâyette icraat

Tapuda 1 seneden aşağıda çıkmış evrak
Eşrafımızda teşebbüsü sanayi ve medeni
Esnafımızda kanaat
Ekmekçilerimizde insaf

Ahçılarda merhamet
Gazetecilerde Sükût
Muallimlerde ekmek parası,
Bulanın on kuruş müjdesi var!”

Aradan bir hafta geçmişti! Öylesine sevinçliydiler ki! Beş ay evvel müjdeledikleri ve o zaman birçok kimselere hayal gibi gelen hadise nihayet hakikat olmuştu. Boyu kırpılmış gazetenin ilk sahifesine süslü çerçeve içine manşeti yerleştiriyorlardı:

“Mukaddes ordumuz İstiklâl cidâlinin (savaşının) birinci hatve-yi zaferini (zafer adımını) atarak Afyonkarahisar’ı işgal eylemiştir.” ”

CEM BAYINDIR
27 TEMMUZ 2017

KAYNAKLAR:

Aşağıdaki yazarların çeşitli yazıları.

Ahmet Bayındır
Bahir Selçuk
İshak Sunguroğlu
Zafer Çakmak
Erdal Açıkses
Ömer Sami Coşar
Yurdal Demirel

Yorum bırakın