KISA DEĞERLENDİRMELER 17.6.2017

KISA DEĞERLENDİRMELER:

 

-Enver Sedat(1918-1981), 1978 yılında yayımlanan anılarında Kahire’deki çocukluğunu anlatırken, baba evinin duvarlarındaki bir kahramanın resminden söz eder:

“Bu resim hakkında babama sormuştum, O da bana “O Mustafa Kemal, çok büyük adamdı” demişti.

 

Gerçekten de Kemal Atatürk bütün İslam dünyasında yüceltilmişti, çünkü o ülkesini kurtaran ve yeniden kuran (inşa eden) bir liderdi. Atatürk’e duyduğum hayranlık hiç azalmadı.”

Enver Sedat’ın yukarıdaki anılarının yayımlandığı tarihlerde “İhvan” (Müslüman Kardeşler) adlı bir örgüt yine Kahire’de dağıttıkları bildirilerde İslam düşmanlarını Menahem Begin, Cemal Abdul Nasır, Leonid Brejnev ve Mustafa Kemal olarak gösteriyorlardı.

Simgesi bir elin baş parmak dışında kalan dört parmağı yani rabia (Dördüncü, Arapça) olan İhvan (Müslüman Kardeşler) örgütüne göre Mustafa Kemal Atatürk hilafeti kaldırmış, laikliği getirmiş ve Arap harflerine engel olmuş Yahudi kökenli bir haindi.-

Cumhuriyetten bu yana neredeyse 100 yıl olacak. İlk 20-25 yıl tüm dünyadaki mazlum uluslara örnek olan cumhuriyet son 50 yıldır yıpratıla yıpratıla bugün tükenme aşamasında. Özetle;

1) Dünyada ümmetçi değil ulusal (milli), aynı zamanda demokrasi ile yönetilen tek Müslüman nüfusa sahip ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanılmış değerlerinin ne denli örgütlü ve acımasız bir biçimde yok edilmek istendiğine ve artık savunmasız kaldığına ne yazık ki tanık oluyoruz.

2) Siyasetin Türk insanına, iç ve dış düşmanlar yaratarak korkutma, din sömürüsü (Bazen milliyetçilik, bayrak, vatan sömürüsü) yapmak dışında verebileceği bir şey kalmamıştır.

3) Her fırsatta Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin, Türkiye’nin temel varlıklarının, anayasa, hukuk, laiklik, eğitim, ekonomi, kültür, tarih, sanat vb her şeyin aşağılandığı, acımasızca kötülendiği, yok edildiği ve son evreye girildiği açıktır.

4) Manevi hiçbir değere önem verilmediği, dinin, milli duyguların, tüm değerlerinin her fırsatta sömürüldüğü; gözümüzün önünde, olmayan şeylerin olmuş, olanın da olmamış gibi gösterildiği ve bundan zerre rahatsızlık duyulmadığı görülmektedir.

5) Dış politikada tümüyle oy amaçlı içe mesajlar verildiği, siyasal gücün, Batı ve ABD karşıtlığı görüntüsünün emperyalizme karşı olmadığı, olsa olsa belki Hristiyan karşıtlığı olabileceği görülmüştür.

6) Düne kadar dinsiz, zalim dedikleri devletin bugün tüm gücünü kullanarak, artık yalnızca güce dayalı bir anlayışın benimsendiği, demokrasi, hukuk, milli irade ve diğer değer ve kavramların asli önemini yitirdiği ve işlerine geldiği gibi yorumlandığı/yorumlanacağı kanıtlanmıştır.

7) Kimsenin can ve mal güvenliğini sağlayacak bir hukuk ve toplumsal düzen kalmamıştır.

8) Mevcut tvler, radyo, gazeteler, sosyal medya trollerinin varlığı, bu devlet olanakları ile Paul Joseph Goebbels’in bile ilerisine gidildiği; bu YSK, SEÇSİS ve bu propaganda sistemi ile seçimlerde, mevcut siyasal güce karşı başarılı olmanın olanaksız olmasa bile hayli güç olduğu belli olmuştur.

9) Sonsuza kadar sürdürmek istedikleri iktidar için; kullandıkları, eski solcular, eski milliyetçi kökenliler ve bazı Kürt yurttaşlarımızın onlar için zerre öneminin olmadığı, toplumu yönlendirme işlerinin başarıya ulaşmasıyla – daha doğrusu işleri bitince-, bunlara böcek muamelesi yapacakları tecrübe ile sabittir.

10) Dış politikada ülkenin saygınlığını (itibarımızı) yok edenlerin, tüm ekonomik kurumları, bankaları, limanları, Telekom, Tüpraş, Petrol Ofisi gibi dev kurumları Batı’ya, Katar’a, emperyalist devlet ve şirketlere satanların bizden daha fazla yurtsever, inançlı, devletçi, halkçı, milliyetçi olup olmadığını bir gün bu halk mutlaka değerlendirecektir.

11) Gezi parkı, 7 Haziran seçimleri, son Nisan 2017 referandumu ile oy kazanılmamış, somut bir şeyler elde edilememiş olsa da, manevi anlamda ciddi bir kazanım olmuş; haksızlığa karşı çıkan, hala duyarlı bir toplum olduğumuza dair umut belirmiştir.

12) Çevremizden, basından, hukuk, üniversite, müzik, sinema, edebiyat, spor dünyasından birçok kişinin tuttukları saf ve -üç kuruşluk koltuk ve makam için- ezik kişilikleri ortaya çıkmıştır.

Cem Bayındır
17.06.2017

(El Dava dergisi 1978,
Gilles Kepel, Le prophete et pharaon, les mouvements İslamistes dans l’Egypte contemporaine, yazı çevirisi Gökalp, 1984,
Yusuf Akçura çeşitli yazılar,
Kemalizm ve İslam Dünyası, 2007, İskender Gökalp, François Georgeon)

Yorum bırakın