1920’DEN BİR BELGE / DEĞİRMEN MESELESİ

1920’DEN BİR BELGE / DEĞİRMEN MESELESİ
Merhabalar.

Bu hafta yine tarihsel bir belgeyi inceleyeceğiz. Belge bir mektup ya da pusula olarak değerlendirilebilir. Yazanı konusunda öznel yorumlar ve kurgular yapılmamıştır. Ancak 1920 yılı koşulları düşünüldüğünde, bu tür servet el değiştirmelerini olağan saymak gerekir. Yıllıklar iyi bir taramaya tabi tutulursa  değirmen malikleri de saptanabilir. Tapu kayıtlarıyla da karşılaştırılarak belgenin muhatapları ve konusu da netleştirilebilir.

Belgede sözü geçen kişilerden ‘Maksut’ Efendi’nin Şemsettin Polat ailesinden olduğunu biliyoruz. Ayrıca Hadi Turan’ların evlerinin karşısındaki -çay içi-yıkıntıların da değirmen olduğu biliniyor. Bu pusulanın bunlarla da bir ilgisi var mıdır, yok mudur onu da bilemiyoruz. Murtaza Çavuş’a ait değirmenin de kazanılma biçimi ortaya çıkarılır ise olayımızdaki yeri anlaşılır.

Bu tür belgeler özgün biçim ve yazısıyla okuyucuya sunulursa mistik ve duygusal bir bağ oluşturacağından ve sıradan bir yazı etkisi taşımaması açısından belgenin özgün biçimini de sunmak istiyorum.  Çalışma, tümüyle Amcam Ahmet Bayındır’ın emekleriyle oluşturulmuştur.

“                                              BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHİM

Biraderim Hüseyin Ağa’ya;

Sizin Maksut ile olan değirmen meselesini dava vekiline danıştım. Senedin içerisinde yazılan bir sene müddetle altı veyahut yedi ayda parayı verdiği takdirde yine bir sene değirmene sahip olacaksın. Şimdiki kanunda diyor, müracaat edeceksin eğer parayı vermediği takdirde hükümet tarafından keşfe gelecekler. Keşif memurlarının raporuyla değirmen yapabilirsiniz. O zaman ya paranızı verir veyahut değirmene sahip olursunuz. Bu kâğıdı alır almaz acilen geliniz. Burada müracaat ediniz. Teehhür olmayınız (gecikmeyiniz).

Baki sual edenlere selam.

Fî.14.Kânûn-ı sânî.1336

(14.Ocak. 1920)

Açıklamalar:

1-Bu belge tamamen parçalanıp dağılacak durumda bir mektup.

Belki mektup nitelemesi bile doğru değil, sadece yazılı bir pusula. Yazan da zaten ‘kâğıt’ olarak isimlendiriyor.

2- Ne yazık ki bu belgeyi yazanın isim ve künyesi, silinip yıprandığından okunup saptanamadı.

3-Resmi bir yazışma olmadığı için, kullanılan dil oldukça yalın.

4-Devrin Keban ileri gelenlerinden birinin, söyleyerek bir başkasına yazdırdığı izlenimini veriyor.

5-Keban’dan yazıldığına bakılırsa, muhatabın dışardan biri olduğu anlaşılıyor.

6-Keban’da değirmen sayısı sınırlıdır. Acaba sözü edilen değirmen bunlardan hangisidir.(Ayrıca, Keban’daki değirmenleri ve maliklerini Vilayet yıllıklarından saptamak da mümkün.)

7- Yazıda anılan isimlerin kimler olduğunu bugün dahi bilecek Kebanlıların olacağı şüphesizdir.

8-Keban’daki iktisadi hayata ilişkin bir belge olduğundan, önemsenerek böyle bir çalışmaya konu edildi.

Selam ve saygılar sunarım…”20130721_230750

Yorum bırakın