Ölüm ne değin kişiyi aşan bir şey olursa olsun, gene de önemli bir yanı kişiseldir. Bir adlî hata kurbanı olduğuna, yüzde yüz inandığı Ayancıklı Ömer’in asılacağı gece «Onun çektiklerini, ölümle biten sonunu» yazmaya karar veriyor Kerim Korcan.
Daha önceleri «Linç» ve «Tatar Ramazan»la tanıdığımız yazar, aynı başarıyı tutturamıyor İdamlıklarda.
Eğer bu, roman değil de bir röportaj veya anılar diye verilseydi daha tutarlı olurdu.
Yargılama – soruşturma biçimlerinin aksaklıklarına, toplum – adalet ilişkilerindeki yanlışlıklara yönelen eleştirileriyle, olaylar bir bütünlükten yoksun olarak verilmiş.
Konu olarak; toplumumuzun önde gelen sorunlarından biri olan, toplum -adalet ilişkileri işlenmiş,
Boyabatlı Emin’in suçsuzluğu, Resneli Yaver Bey’in zorunlu katilliği. Şakir Bey’in korku dindarlığı, Ayancıklı Ömer’in suçsuz idamı» yapıtın konusu.
Adalet sav’ı adaletin ahlaksal bir doğrulanışı üzerine kurulmadı mı adaletsizlikle sonuçlanır.
Yazar, adalet – yasa kavramlarını tüm toplum ilişkileriyle iç içe veriyor. Yapıtın en tutarlı yanı da burası oluyor. Adaletin bir toplumda işleyişi, dağılışı toplumdan soyutlanamaz. «Aldanmamak isteyen adalet toplumun nabzını elinde tutacak. Suç’un neden ve sonuçları üzerindeki, sosyo-ekonomik ve sos-yo-kültürel etkileri bulabilecektir.» Yazarın anlatmak istediği de bu.
Korcan, Tatar Ramazan’daki öykülerinde sürdürdüğü gerilimi, yer yer İdamlıklarda da sürdürüyor. Ayancıklı Ömer’in asılmaya götürülürken gösterdiği direnme bir bakıma haksızlıklara karşı direnen toplumu simgeliyor.
Linç ve Tatar Ramazan’ın yayınlanışından sonra basınımızda, edebiyat dünyamızda gerekli ilgi gösterilmiş, enine boyuna incelenmişti. İdamlıklar aynı İlgiyi görmedi. Bir toplumsal sorunu ortaya koymak başka şey, roman yazmak başka şeydir.
Son zamanlarda, eleştiri dünyamızda nesnel eleştiri – Öznel eleştiri tartışmaları sürerken, daha önce yazdıklarının gerisine düşen Korcan’a eleştiricilerimiz gerekli uyarıları yapmalıdırlar.
Nesnelliğin ölçüsü de yazarın gözlemlenebilen davranışları ve yapıtlarıdır.
SABİT BAYINDIR
- Şubat.1973

Yorum bırakın