Devinim ve Durağan

 

                                 – Babam Sabit Bayındır’a…

Ben bir öğretmenim

Gerçekler de anlatırım masallar da

Çocuklarıma, çocuklara

Ülkemin unutulmuş bir yerinde gizliyim

Yanık türkülerde bul beni

Dokuzyüzkırkdörtte Keban’da

Ağabeyimin bir atı ve babamın da iri ceviz ağaçları vardı

Ayakkabısız bir çocuktum Kallar’da

Anamın ekmeği kadar yumuşaktı yüreğim

Kuş tutan ellerim

Bir şubatta dilim yapışmıştı pencere demirine

Ve daha yoktu

Evim, karım ve oğullarım

Oysa soğuk, bir sarısandal kuştur

Parıldar süngü gibi havada

Keban’da…

Cizre niçin Keban’a benzemezdi

Ve Kırıkhan ne uzak düşündün mü?

Ve Piran’ın Hozik Suyu

Dostlarım oldu, öğrencilerim kadar

İnsanı sevdim

Ve Doğayı.

Hayyam gibi

Şimdi nerdeyim düşündün mü?

Bu Fırat’ta ölüm bile güzel

Sıcak

Sen hiç Kahpekayasında

Kahpeliğin

Ansızın yapışan kurşunların

Anlamını düşündün mü?

Ben bir öğretmenim

Gerçekler de masallar da anlatırım

Ülkemin unutulmuş bir yerinde gizli

Şimdi yirmi yıldır bir mezarda

Yanıbaşımda anam babam

Yanık türkülerdeyim

Dağlar ve sular ülkesinde orda

Orda ki

Ve ordayım ki

Hep eski bir öyküdür akıp giden yaşam

Düşündün mü?

Cem Bayındır  26.08.2008 Elazığ

Yorum bırakın