BEN AHMET BAYINDIR: DUYDUKLARIM GÖRDÜKLERİM
Emperyalizmin Tarifi:
Ahmet Şener’le birkaç duble atmış kale boyunda turalıyorduk. Okuduğumuz kitaplardan ve dönemin güncel sorunlarından söz ediyorduk.Bir ara konu döndü dolaştı emperyalizmin tanımına geldi.Bir türlü kapsamlı ve doyurucu bir emperyalizm tanımı üzerinde anlaşamıyorduk.
Gece de olsa, baraj inşaatı da bütün hızıyla sürüyor, ve Keban’da dağ taş makina gürültüsünden inim inim inliyordu. Bu gürültü Değirmenbaşı’na doğru çıktıkça da artıyordu.Bu sırada Ahmet Şener birden “şimdi buldum” diye mırıldandı… Ahmet büyük bir keyifle tarifini yapamadığı emperyalizmin, uzun bir açıklamasını yapmaya girişti: “Şu anda duyduğumuz homurtular; ülkemizi talan eden, kaynaklarımızı yağmalayan emperyalizmin en somut kanıtıdır. Şu anda bizim duyduğumuz ses, emperyalizmin ta kendisidir” şeklinde romantik ve duygusal bir açıklama yaptı. Fakat ikimiz de bu tariften de pek memnun olmamıştık. Başladık uzun uzun gülmeye, gülüşmeye.
Artık, yeni bir tanım ve tahlil aramaktan vazgeçmiş, bir Elâzığ türküsü tutturmuştuk: “Minare dolam dolam…”
Yorum bırakın